Sağlık Bakanlığı COVID-19 Araştırmaları ile İlgili Araştırma Komisyonu Girişimi Konusundaki Görüşümüz
Haziran 12, 2020
Baroların Yanındayız
Temmuz 27, 2020

Salgın Bahanesiyle İşten Atmalara Hayır!

BASINA VE KAMUOYUNA

Basına ve Kamuoyuna,

COVİD 19 Salgını bahanesiyle birçok sektörde yaşanan işçi kıyımıyla bugün vakıf üniversitesi çalışanları da karşı karşıya kalmış durumdadır. 4857 sayılı İş Kanununda işten çıkarmanın engellenmesine yönelik geçici maddeyi hiçe sayarak, vakıf üniversitelerinin bazıları sözleşme uzatmama yoluyla iş güvencesini ortadan kaldırmış bulunmaktadır. Vakıf üniversitesi çalışanları “işçi” statüsünde 4857 sayılı kanuna tabi olmakla birlikte, öğretim elemanı hüviyetleri nedeniyle de idari olarak 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na bağlı çalışmakta ve tüm özlük hakları bu Kanun çerçevesinde düzenlenmektedir. Vakıf üniversitelerinin sözleşme yenilememe gerekçeleri genellikle son derecede keyfi, hukuki dayanaktan yoksundur. Danıştay içtihatlarıyla sabit olarak, keyfi sözleşme iptallerine ilişkin çok sayıda karar bulunmaktadır.

Vakıf üniversitelerindeki öğretim elemanlarının güvencesiz çalışma koşullarına bağlı hak kayıpları derneğimizin yıllardır mücadele ettiği bir konudur. Çünkü öğretim elemanlarının iş güvencesi bilimsel üretimin temel koşullarından biridir. Salgın koşullarında üniversitelerde kıyım yapılması, bilimsel olarak üniversitelerin niteliklerini iyice törpülerken, üniversite öğrencilerinin de hak kaybına uğratılmasına neden olacaktır.

Bu bağlamda, Altınbaş Üniversitesinin Temmuz ayında 73 çalışanını, sözleşmesini yenilemeyerek işten çıkarmasını kabul edilemez bir hak ihlali olarak görmekteyiz. İşten çıkarılanlar arasında 50’den fazla akademisyen, idari ve yardımcı personel vardır. Altınbaş Üniversitesi’ndeki öğretim elemanlarının sözleşmeleri, boş kadro bulunmadığı, bölümün kapatıldığı ya da kadrosunun başka bir bölümde olduğu gibi normal koşullar altında dahi işten çıkarma nedeni olarak kabul edilemeyecek gerekçelerle yenilenmemiştir.

Vakıf üniversitelerinde haksız işten çıkarmalara karşı açılan davaların çok büyük bir kısmında kararların çalışanların lehine çıkmasındaki temel gerekçe, öğretim üyeliği mesleğinin toplumsal niteliği ve söz konusu çalışanların 2547 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendiriliyor olmasıdır. Bu nedenle vakıf üniversitelerinin herhangi bir ticari işletme gibi davranarak işten çıkardığı pek çok öğretim elemanı açtıkları davaları kazanarak işe dönmüş ve ayrıca bu süreçlere ilişkin açılan mobbing davaları da genellikle öğretim elemanları lehine sonuçlanmıştır. Hal böyleyken, salgını bir fırsat bilerek öğretim elemanlarının ve üniversite emekçilerinin işten atılmalarını günü kurtarmaya dönük, ucuz ama sonuç vermeyecek adımlar olarak görmekteyiz. Buradan başta Altınbaş üniversitesi olmak üzere, bu süreçte çalışanlarını ücretsiz izin, sözleşme iptali veya bu tip davranışlarla tehdit eden kurumları takip ve teşhir edeceğimizi duyurur, Yükseköğretim Kurulunu konuyla ilgili tavır almaya davet ederiz.

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği (UNİVDER)

Yönetim Kurulu