Barış İçin Akademisyenlerin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini  imzaladıkları için “Terör örgütü propagandası” suçlamasıyla yargılanan akademisyenlerin duruşmaları Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde devam etti.

33. ACM’de dosyaları birleştirilen 27 akademisyenin duruşmasında mahkeme kararını açıkladı.

Mahkeme, Seçkin Sertdemir Özdemir, F.A.A., Gözde Aytemur Nüfusçu, Y.Y., Elif Akçalı, T.D., Yüksel Taşkın, Meltem Ahıska, Ayşe Nilüfer Durakbaşa, Cihan Yapıştıran, İrfan Keşoğlu, Doğan Çetinkaya ve N.M.’ye 1’er yıl 10’ar ay 15’er gün hapis cezası; İlkay Yılmaz, Hülya Kirmanoğlu, Eda Aslı Şeran, İsmet Akça, Ahmet Bekmen, Özgür Müftüoğlu, Nihan Aksakallı, Haydar Durak, Aysuda Kölemen, İlkay Özkuralpli, Esra Kaliber, Zeynep Tül Süalp, Öznur Yaşar Diner ve Remzi Orkun Güner’e ise “pişmanlık göstermedikleri” gerekçesiyle 2 yıl 3 ay hapis cezası verilmesine hükmetti.

2 yılın altındaki mahkumiyet kararlarında hükmün açıklanması geri bırakıldı.* 2 yılın üstünde kalarak ertelenmeyen mahkumiyet kararları avukatlar ve sanıklar aracılığıyla istinaf mahkemesine taşınacak. İstinaf kararı onaylayacak ya da bozacak.

Duruşmadan ayrıntılar şöyle:

Duruşması görülenler

33. ACM’de dosyaları birleşen 28 akademisyenin duruşması görüldü:

İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Hülya Kirmanoğlu, emekli Doç. Dr. Haydar Durak, Yrd. Doç. Dr. Nihan Aksakallı, Yrd. Doç. Dr. Doğan Çetinkaya, Doç. Dr. Ahmet Bekmen, doktora öğrencisi İrfan Keşoğlu, Yrd. Doç. Dr. İlkay Yılmaz; Marmara Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yüksel Taşkın, doktora öğrencisi Cihan Yapıştıran, Dr. Ayşe Nilüfer Durakbaşa, Yrd. Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu; Galatasaray Üniversitesi’nden Arş. Gör. Seçkin Sertdemir, Doç. Dr. F.A.A., Arş. Gör. Gözde Aytemur Nüfusçu, Arş. Gör. Eda Aslı Şeran; Yıldız Teknik’ten Doç. Dr. İsmet Akça, Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Meltem Ahıska, Kadir Has Üniversitesi’nden Öğr. Gör. Elif Akçalı, Yrd. Doç. Dr. Öznur Yaşar Diner; Bahçeşehir Üniversitesi’nden Prof. Dr. Zeynep Tül Süalp; Kemerburgaz Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. Aysuda Kölemen, Yrd. Doç. Dr. T.D., Öğr. Gör. Esra Kaliber ve Arel Üniversitesi’nden Öğr. Gör. İlkay Özkuralpli, Öğr. Gör. Remzi Orkun Güner; Koç Üniversitesi’nden Doç. Dr. Y.Y. ve Nişantaşı Üniversitesi’nden Yrd. Doç. Dr. N.M.

Mahkeme başkanı: Muhammed Zafer Terzi – Üyeler: Ramazan Çiçek, Gazi Caner Ergün – Savcı: Hamit Sucu.

Mazeret kabul edilmedi

Akademisyenlerden Seçkin Sertdemir Özdemir, İlkay Yılmaz, T.D., Eda Aslı Şeran, Zeynep Tül Süalp, Esra Kaliber, Doğan Çetinkaya, Aysuda Kölemen ve N.M. duruşmaya katılamadı.

Mazeret bildirerek duruşmaya katılmayan üç akademisyenin mazeretleri mahkemece kabul edilmedi.

Anayasaya aykırılık talepleri

Duruşmanın başında Yüksel Taşkın müdafii Adil Demirci Anayasa aykırılık yönünde başvuru talepleri olduğunu belirterek yazılı dilekçesini mahkeme sundu. TMK 7/2 maddesinin Anayasa’nın maddelerine aykırı olduğunu savunarak maddenin iptali için AYM’ye başvurulmasını ve yanıt verilene kadar yargılamanın durmasını talep etti.

Meltem Ahıska müdafii Alp Tekin Ocak, Anayasaya aykırılık, TCK 301’den izin alınması için dosyanın Adalet Bakanlığı’na gönderilmesi ve yanıt gelene kadar yargılamanın durması ve dosyanın 13. ACM’de devam eden dört akademisyenin dava dosyasıyla birleştirilmesi taleplerinde bulundu. Savunmasına devam ettiği sırada mahkeme başkanı “Topluyoruz avukat bey” diye uyarıda bulundu.

Avukat Meriç Eyüboğlu SEGBİS’in açılmasını talep etti. Ancak mahkeme başkanı, konuyla ilgili karar yazdırmadı. Eyüboğlu’na “Yazılı dilekçe sundunuz mu” diye sordu. Eyüboğlu böyle bir mecburiyet olmadığını ifade etti. Başkan, “Siz buyrun, konuşun. Ben uygun gördüğümü yazdırırım” diye konuştu. Ardından Anayasaya aykırılık için AYM’ye başvuru ve kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinde bulundu.

SEGBİS talebi kabul edildi

Duruşma savcısı, taleplerin “dosyanın mevcut delil durumu ve dosyanın geldiği aşama gözetilerek” taleplerin reddine karar verilmesini istedi.

Mahkeme, SEGBİS’in açılması dışındaki bütün talepleri reddetti. Savcı ceza açıkladığı esas hakkında mütalaasını yineledi.

Akademisyenlerin savunmaları

Ardından akademisyenlerin esasa ilişkin savunmalarının alınmasına geçildi. İçlerinden Hülya Kirmanoğlu avukatının başka bir duruşmada olduğunu belirterek savunmasını daha sonra yapmak istediğini söyledi. Mahkeme başkanı “Avukatınızın mazeretini reddettik. Buyrun savunmanızı yapın” diye konuştu. Kirmanoğlu savunmasını mahkemeye sundu.

TIKLAYIN – Hülya Kirmanoğlu’nun Esas Hakkındaki Mütalaaya İlişkin Beyanı

Haydar Durak esasa ilişkin savunmasında “Sadece barış istedik. Barış istemek hiçbir yerde suç değil. Fakat farklı mahkemelerde arkadaşlarımıza cezalar verildi. Sizin de bu yanlış karara ortak olmamanızı temenni ediyorum” diye konuştu.

Akademisyenlerden Nihan Aksakallı, Remzi Orkun Güner ve İlkay Özkuralpli de esasa ilişkin savunmalarını sözlü ve yazılı olarak mahkemeye sundu.

TIKLAYIN – Nihan Aksakallı’nın Esas Hakkında Mütalaaya İlişkin Beyanı

TIKLAYIN – Remzi Orkun Güner’in Esas Hakkında Mütalaaya İlişkin Beyanı

TIKLAYIN – İlkay Özkuralpli’nin Esas Hakkında Mütalaaya İlişkin Beyanı

Müftüoğlu HAGB’yi kabul etmedi

Özgür Müftüoğlu, “Evrensel bir hak olan barış hakkını hukuka uygun olarak talep ettim. Açıkçası hala ceza almayacağımızı düşünüyorum. Çünkü ortada bir suç yok. HAGB’yi kabul etmenin savunma hakkını sınırlandırdığını düşünüyorum ve kabul etmiyorum” diye konuştu.

Öznur Yaşar Diner savunmasında “İddianame ve sonrasındaki mütalaa gerekçelendirilmemiş. Bir neden-sonuç ilişkisi yok. Burada söyleyeceklerimin bir etkisi olmayacağını biliyorum. Ama yine de hukukun üstünlüğüne inanarak beraatimi talep ediyorum” dedi.

Avukatların savunmaları

Akademisyenlerin beyanları ardından esasa ilişkin savunmalarını yapan avukatlar atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığını belirterek müvekkillerinin derhal beraatini istedi.

Savunmalar esnasında AİHM ve AYM kararlarından örnekler sunuldu, eylemin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.

Son sözler “barış” oldu

Avukatların savunmalarından sonra son sözleri akademisyenlerin yanıtları şöyle oldu:

Nihan Aksakallı: Barış görmek istiyorum, son sözüm barıştır.

Elif Akçalı: Barış görmek istiyorum.

Haydar Durak: Barış talebi suç olamaz. Barış koşulları içinde yaşamak istiyorum.

Hülya Kirmanoğlu: Barış içinde yaşamak istiyorum. Adaletin er geç tecelli edeceğine inanıyorum.

Yüksel Taşkın: Adalet için adalet mekanizması içinde mücadele etmeye devam edeceğim.

Cihan Yapıştıran: Son sözüm barış.

Ahmet Bekmen: Bu süreç içinde bir sürü arkadaşımız işinden oldu. Eğilmediler, bükülmediler hepsiyle gurur duyuyorum, alınlarından öpüyorum.

İsmet Akça: Barış istedim, barış istiyorum, barış isteyeceğim. Bu da bir suç değildir.

İlkay Özkuralpli: Barış talebi suç değildir biz de suçlu değiliz.

Orkun Güner: Barış talebi suç değildir. Barış talebimi yineliyorum.

Meltem Ahıska: Barış ve adalet istiyorum.

Ayşe Nilüfer Durakbaşa: Barış talep etmek suç değildir.

İrfan Keşoğlu: Sadece barış ve adalet istiyorum.

Özgür Müftüoğlu: Barış hakkını savunmak suç değildir. Biz suç işlemedik. Adalet istiyoruz.

Öznur Yaşar Diner: Herkes için barış ve adalet istiyorum ve bunu yaşamak istiyorum.

13 kişiye 1 yıl 10 ay 15 gün

Seçkin Sertdemir Özdemir, F.A.A., Gözde Aytemur Nüfusçu, Y.Y., Elif Akçalı, T.D., Yüksel Taşkın, Meltem Ahıska, Ayşe Nilüfer Durakbaşa, Cihan Yapıştıran, İrfan Keşoğlu, Doğan Çetinkaya ve N.M.’ye verilen 1’er yıl 10’ar ay 15’er gün hapis cezası kararı şöyle:

“… terör örgütü propagandası yapmak suçunu işledikleri anlaşıldığından sanıkların eylemlerine uyan, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman, sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, sanıkların konumuyla adalet ve nesafet ilkeleri göz önüne alınarak alt sıırda ayrılarak ceza tertibinin dosya kapsamıyla uygun olacağı anlaşılmakla 1 yıl 6’şar ay; suçu basın ve yayın yoluyla işledikleri anlaşıldığından arttırım yapılarak 1 yıl 15 ay; cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri ve duruşmalardaki tutum ve davranışları nedeniyle indirim yapılarak 1 yıl 10 ay 15’er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına…”

“Sanıkların kasıtlı suçtan daha önce mahkum olmadıkları, işlenen suçtan kamunun uğradığı maddi zarar olmadığı ve duruşmadaki tutum ve davranışları” nedeniyle 13 kişinin kararında hükmün açıklanması geri bırakıldı.

Terörle Mücadele Kanunu 7/2

Terör örgütünün; cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Ayrıca, basın ve yayın organlarının suçun işlenmesine iştirak etmemiş olan yayın sorumluları hakkında da bin günden beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

14 kişiye 2 yıl 3 ay

İlkay Yılmaz, Hülya Kirmanoğlu, Eda Aslı Şeran, İsmet Akça, Ahmet Bekmen, Özgür Müftüoğlu, Nihan Aksakallı, Haydar Durak, Aysuda Kölemen, İlkay Özkuralpli, Esra Kaliber, Zeynep Tül Süalp, Öznur Yaşar Diner ve Remzi Orkun Güner’e verilen 2 yıl 3 ay hapis cezası kararı şöyle:

“… terör örgütü propagandası yapmak suçunu işledikleri anlaşıldığından sanıkların eylemlerine uyan, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman, sanıkların kasta dayalı kusurlarının ağırlığı, meydana gelen tehlikenin ağırlığı, sanıkların konumuyla adalet ve nesafet ilkeleri göz önüne alınarak alt sıırda ayrılarak ceza tertibinin dosya kapsamıyla uygun olacağı anlaşılmakla 1 yıl 6’şar ay; suçu basın ve yayın yoluyla işledikleri anlaşıldığından arttırım yapılarak 1 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına…”

“Sanıkların samimi bir pişmanlıklarının bulunmaması, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nedeniyle hal ve hareketleri” gerekçe gösterilerek cezalarda indirim yapılmadı.

Cezalar iki yılın üzerinde kaldığı için erteleme ve HAGB hükümleri de uygulanmadı.

Akademisyen yargılamaları hakkında

10 Ocak 2016’da “Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi”nin (BAK) “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisi 1128 akademisyenin imzası ile yayınladı. Sonraki katılımlarla imza sayısı 2212 oldu.

Akademisyenler hakkında Savcı İsmet Bozkurt’un hazırladığı iddianame ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) “örgüt propogandası” fiilini düzenleyen 7/2 maddesinden dava açıldı.

21 Şubat 2019 itibariyle 5 Aralık 2017’den bu yana mahkemeye çıkan akademisyen sayısı 480 oldu. 94 akademisyen 1’er yıl 3’er ay; 13 akademisyen 1’er yıl 10’ar ay 15’er gün; 4 akademisyen 1’er yıl 6’şar ay; 15 akademisyen 2 yıl 3 ay; 2 akademisyen 2 yıl 6 ay; 1 akademisyen 2 yıl 1 ay; 1 akademisyen 3 yıl olmak üzere davası sonuçlanan toplam 130 akademisyenin tamamı hapis cezasına mahkum oldu.

HAGB

Bugüne kadar 12 akademisyen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını (HAGB) kabul etmedi. İçlerinden 7’sine 1 yıl 3 ay; 1’ine 1 yıl 6 ay; 1’ine 2 yıl 3 ay; 1’ine 2 yıl 6 ay; 1’ine 3 yıl hapis cezası verildi. 1 kişinin kararı henüz açıklanmadı.

3 akademisyene ise HAGB’ye ilişkin beyanları sorulmadı. HAGB sorulmayanlardan birine 1 yıl 6 ay, birine 1 yıl 3 ay, birine 2 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Cezası 2 yıldan fazla olanların ertelenmeyen mahkumiyet kararları istinaf mahkemesine gidecek. İstinaf kararı onaylayacak ya da bozacak.

TIKLAYIN – Akademisyen yargılamalarında cezalar

Barış akademisyenleri 10 Mart 2016’da “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi nedeniyle yaşadıklarını basın toplantısında paylaştılar. Toplantıda açıklamaları yapan Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya ve Doç. Dr. Kıvanç Ersoy (15 Mart 2016) ile Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı (31 Mart 2016) TMK 7/2’de düzenlenen “örgüt propagandası” suçlamasıyla tutuklandılar, 22 Nisan 2016’da serbest bırakıldılar. Savcının talebi üzerine Adalet Bakanlığı “Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama”yı düzenleyen TCK 301. maddeden yargılanma izni verdi. Dava TMK 7/2’den sürüyor.

Akademisyen yargılamaları haberlerinin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Barış Akademisyenleri’nin beyanlarının tam metinlerine buradan ulaşabilirsiniz.

(TP)

* Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) madde 231’e göre, Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verildiği takdirde, kişi beş yıl içinde kasten yeni bir suç işlemezse hüküm ortadan kaldırılıyor.

Tansu Pişkin

bianet muhabiri. İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu. Şubat-Mart 2017 dönemi bianet stajyeriydi. Mayıs 2017’den beri bianet’te.

Kaynak: https://bianet.org/bianet/ifade-ozgurlugu/205672-27-akademisyene-toplam-57-yil-11-ay-5-gun-hapis-cezasi